“Uğraşıp didinmelerinin başarısız kalacağını bilmekle yaşamın sığ ve aptalca nitelik kazanmaz. İyi bir şey, ideal bir şey uğruna savaşıp amacına ulaşacağını sanman hayatını daha çok sığlaştırır Harry. İdealler ulaşılmak için mi vardır? Bizler, biz insanlar ölümü yok etmek için mi yaşarız? Hayır, yaşamamızın nedeni ölümden korkmamız, sonra da onu yine sevmemizdir; özellikle ölümün varlığından dolayı elimizdeki birazcık yaşam bazen bir süre işte öylesine ışıldayıp durur.”
“Davranışı ister yüce bir bilgelikten, ister alabildiğine yalın bir naiflikten kaynaklansın, Hermine gibi an’ı yaşanmasını bilen, Hermine gibi hal’de yaşayan ve yol kenarında gördüğü her küçük çiçeği, ağırlıktan yoksun her an’ı dostluk ve özenle bağrına basan birine hayat diş geçiremezdi.”
“Kara Kartal’daki dans meraklısı ufak tefek, sevimli kızı gözümde öylesine önemli kılan şeyin yaşayamamakla ölememek arasında dayanılmaz gerilim olduğunu seziyordum.”
“Ansızın bir insan, yaşayan bir insanla karşılaşmıştım, ölümün bulanık cam fanusunu tuz buz edip bana elini uzatmıştı, sevecen, güzel ve sıcacık elini!”