Mutluluk kısa sürer, tıpkı o bahar açıp solan nergisler ve fulyalar gibi. Hüzün, her şeyi boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır.
Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ varolduğumuz söylenebilir mi?
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan, tabikii onun o büyüleyici geçiciliğinden.