Aşkın nesnesinin bir bene hapsolmuş, önümüze uzanabilecek bir insan olduğunu sanırız. Heyhat! O insanın işgal ettiği ve edeceği, tüm uzay ve zaman noktalarındaki uzantısıdır aşk.
Nitekim aşk deva bulmaz bir hastalıktır, tıpkı romatizma ataklarının ancak yerine migren nöbetlerine bırakmak üzere biraz soluk aldırdığı şu müzmin hastaların haline benzer.
Aldatılmış olduğu düşüncesi insana yakıcı bir sözle zerk edildiğinde, çok düşük dozda dahi öldürücü olabilecekken aynı düşünceyi, kuşku formunda olunca her gün çok yüksek miktarlarda sindirebiliyoruz.