Anna, karşısına bir tür aşılmaz, neşeli bir şaşkınlık duvarı örüyordu. Dışarıdan bakınca aynıydı, ama iç ilişkileri tamamen değişmişti. Devlet işlerinde o kadar güçlü olan Aleksey Aleksandroviç, bu konuda kendisini zayıf hissediyordu. Uysal bir öküz gibi başını eğmiş, tepesinde kalktığını hissettiği baltanın inmesini bekliyordu.