Zülfü Livaneli, siyasi karakteri sebebiyle kitabı alırken çok düşündürmüştü beni ama ele aldığı konu insanda merak uyandırıyordu.
2. Abdülhamid’i anlatan bu kitabı, Abdülhamid’in padişahlığını değil, sürgün dönemini ele almış. Duygularıyla, hastalıklarıyla, korkularıyla anlatılan, başka bir perspektiften bakılan o Kızıl Sultan…
Yazar sadece kurgulardan oluşan bir eser sunmamış bizlere. Daha da önemlisi objektif olan veya olamayan tüm tarihçilerin eserlerinden de faydalanmış. Ama yine de taraflı bir kitap çıkmış ortaya ( benim düşünceme göre). Taraflı kısmı Abdülhamit üzerinde belki objektif kalsa da İttihat ve Terakki kısmı maalesef çok taraflı ve suçlayıcı olmuş. Tarih mezunu olduğum için belki ben bu ayrımı yapabiliyorum ama dönemi hiç bilmeyen bir insan ilk bu kitabı okuduğunda aklında yanlış bilgiler oluşabilir. Yani sadece roman olarak düşünülüp okunabilir ama asla bir dönemi anlatan bir kaynak değil tabiki. Okurlar bu düşünce ile objektif şekilde okumalı kitabı.
Kitabın en güzel kısmı ise yer yer Mustafa Kemal’den bahsettiği bölümlerdi.