Sefa

Dünyanın yasalarına en uzun süre direnen bu güçlü duygunun sürekliliğini vurguladım. Öfke, nefret ya da neşe aşk kadar uzun sürmezdi; zaman içinde dalgalanır, başka şeylere dönüşürlerdi bunlar. Bir tek aşk olduğu gibi kalırdı. Evet, sonsuza kadar sürmezdi ama saf halde kalabilme becerisi vardı. Aşk, bizden çıkar, üzerimizde yükselir ve uzak ufukları görürdü. Kör filan değildi yani, askine çok iyi görürdü. İşte bu yüzden hayrımıza olanın gerçekleşmesi için kötü şakalar yapardı bize. O duygunun sahiciliği içinde yanılgılarımızı gösterirdi bize. Zıt olana bayılırdı. Başka türlü harekete geçmeyeceğimizi en iyi o bilirdi. Dünyaları onun kadar başarıyla çarpıştıran başka duygu yoktu. Yıkıcılığıyla nefret bile baş edemezdi onunla. Olumsuz duyguların sönümlenme yolunda epey yardımcısı vardı çünkü. Aşk, saf haliyle, yardım almadan gerektiği gibi ezer geçerdi hayatı. Kısaca aşk sanıldığı kadar masum bir duygu değildi. Şiirler, romanlar ve tablolar onun masum yüzünün maskesiydi. Ardındaki asıl sureti görebilmek için sonuçlarıyla karşılaşmak gerekiyordu. Peki, ne yapmalıydık? Esasen yapabileceğimiz bir şey yoktu. Aşk yapacaktı ne gerekiyorsa. Ona kim karşı koyabilirdi ki? Bildiği yoldan ilerlerken gönüllü olarak yürüyecektik ardından. Sonra da yıkım ve yüzleşme gelecekti. Yüzleştirildiğimiz gerçeğin kendisi ruhsallık olacaktı elbette. Onu başka türlü nasıl fark edebilirdik?
Sayfa 131 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Ruhlarımızın kurtulmaya değil, değerlemeye ihtiyacı vardır.
Sayfa 123 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Yağmurlardan geliyorsun
Yağmurlardan geliyorsun upuzun gecelerden ay ışığına batmış üstün başın bir hasreti bölüşüyoruz şimdi tüm acıları bölüştüğümüz gibi canerikleri boşaltıyorsun eteğinden zambaklar çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları anıların kokusu var onlarda Boyuna susuyoruz dünyaya benzer bir şey büyüyor içimizde çözemiyoruz neden uzuyor uzuyor ellerin saçların zaten sonsuzluk can geliyor ağlamak gülmek geliyor ağır ağır uyanıyor gövdem baharda bir toprak gibi yağmurlardan geliyorsun canıma giriyorsun uçsuz bucaksız kokuyorsun yağmurlardan geliyorsun (1953-...) Arif Ay
Sayfa 45 - Zambak Yayınları·Kitabı okudu
İNFAZ
seni düşlemeye gün yetmiyor artık günler bende bakırçalığı serin rüzgârlarda saçların yapraklarda sesin bin yıldızlı gök yaptım gözlerinden sevgilim demek için geceme (1953-...) Arif Ay
Sayfa 43 - Zambak Yayınları·Kitabı okudu

Sefa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.·
4 günde okudu
·
2025 17. kitabı
Sait Faik Abasıyanık
7.4/10 · 10,4bin okunma
Reklam