Dünyanın yasalarına en uzun süre direnen bu güçlü duygunun sürekliliğini vurguladım. Öfke, nefret ya da neşe aşk kadar uzun sürmezdi; zaman içinde dalgalanır, başka şeylere dönüşürlerdi bunlar. Bir tek aşk olduğu gibi kalırdı. Evet, sonsuza kadar sürmezdi ama saf halde kalabilme becerisi vardı. Aşk, bizden çıkar, üzerimizde yükselir ve uzak ufukları görürdü. Kör filan değildi yani, askine çok iyi görürdü. İşte bu yüzden hayrımıza olanın gerçekleşmesi için kötü şakalar yapardı bize. O duygunun sahiciliği içinde yanılgılarımızı gösterirdi bize. Zıt olana bayılırdı. Başka türlü harekete geçmeyeceğimizi en iyi o bilirdi. Dünyaları onun kadar başarıyla çarpıştıran başka duygu yoktu. Yıkıcılığıyla nefret bile baş edemezdi onunla. Olumsuz duyguların sönümlenme yolunda epey yardımcısı vardı çünkü. Aşk, saf haliyle, yardım almadan gerektiği gibi ezer geçerdi hayatı. Kısaca aşk sanıldığı kadar masum bir duygu değildi. Şiirler, romanlar ve tablolar onun masum yüzünün maskesiydi. Ardındaki asıl sureti görebilmek için sonuçlarıyla karşılaşmak gerekiyordu. Peki, ne yapmalıydık? Esasen yapabileceğimiz bir şey yoktu. Aşk yapacaktı ne gerekiyorsa. Ona kim karşı koyabilirdi ki? Bildiği yoldan ilerlerken gönüllü olarak yürüyecektik ardından. Sonra da yıkım ve yüzleşme gelecekti. Yüzleştirildiğimiz gerçeğin kendisi ruhsallık olacaktı elbette. Onu başka türlü nasıl fark edebilirdik?
Yağmurlardan geliyorsun
upuzun gecelerden
ay ışığına batmış üstün başın
bir hasreti bölüşüyoruz şimdi
tüm acıları bölüştüğümüz gibi
canerikleri boşaltıyorsun eteğinden
zambaklar
çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi
annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları
anıların kokusu var onlarda
Boyuna susuyoruz
dünyaya benzer bir şey büyüyor içimizde
çözemiyoruz neden
uzuyor uzuyor ellerin
saçların zaten sonsuzluk
can geliyor ağlamak gülmek geliyor
ağır ağır uyanıyor gövdem
baharda bir toprak gibi
yağmurlardan geliyorsun
canıma giriyorsun
uçsuz bucaksız kokuyorsun
yağmurlardan geliyorsun
(1953-...)
Arif Ay
seni düşlemeye gün yetmiyor artık
günler bende bakırçalığı
serin rüzgârlarda saçların
yapraklarda sesin
bin yıldızlı gök yaptım gözlerinden
sevgilim demek için geceme
(1953-...)
Arif Ay