"Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs'ü kol saatı gibi taşıyorum
*
Ayarlanmadan Kudüs'e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur
*
Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar
*
Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır
*
Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin"
Aşk bazen güçlü bir feryadın karşılığı olarak çıkıp gelir hayatımıza. Ruh eşini arar insan, yaşadığı onca yalnızlıkta. Görünen alemin içinden görünmeyen bir kapı olarak açılıverir önümüzde aşk.
Ama hayat insana her zaman düşlerini gerçekleştirme fırsatı vermiyordu. O zaman düşleri kaybolmuşların düşlerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmak gerekti. Böylece kaybedilen onca yaşanmamışlık başka canda hayat bulabilirdi. İnsan başkalarını yeşerttikçe tazelenir, huzura kavuşurdu.