Mahallenin girişinde, nevi şahsına münhasır Ferhunde Ablamızın sahibi olduğu çiçekçi dükkanı, ne zaman yanından geçsem gözüme çarpar. Ferhunde Ablaya selam vermeden geçmemek adetimdir. Yine böyle bir günde elimde kitabım, dalgın dalgın yürürken, Ferhunde Ablamın elinin altında kırmızı karanfiller, yanlarında çeşit çeşit renk çiçekleri görünce dükkana giriverdim. Tüm güzel kokuların odayı kapladığı, renk cümbüşünün gözümü şenlendirdiği bu anda masanın üstündeki eski radyoda çalan şarkı, bir an için duraksamama neden oldu.
“Sevda Kuşun Kanadında, Ürkütürsen Tutamazsın.”
Tüm lafıgüzâfları sağa sola iteleyip anıların içerisinden pat diye çıkıveren şarkı. Düşündüm, bekledim ve bekledim. Bitmeden hiçbir yere gidemeyeceğimi biliyordum. Bitti. Anıların anısına bir karanfil buketi aldım. Her birini şarkılarla anacağım.