"Zafer başlıbaşına bir amaç değildir. Zafer, kendisinden daha büyük bir amacı elde etmeye yaramalı, yeni bir âlem doğmalı. Yoksa boşa gitmiş bir gayret olur."
Türkçenin Sırları'nı bir yıl önce okumaya başlayıp yarım bırakmıştım. Sonunda bitirdim. O zamanlar kurgu dışı kitap okumak istemiyordum. Bu yüzden yarım bıraktım yoksa kitabı sevmedim diye değil. Üniversitedeyken bu kitabı okumak çok daha anlamlı oldu. Öğrendiğim bilgileri kitapta görmek çok hoştu gerçekten. Kitap adı üstünde Türkçe dilini anlatıyor. Türkçe günümüze gelirken nasıl yozlaşmış , o hoş kelimelerin yerini neler almış bunu görüyoruz eserde. Divan edebiyatından Cumhuriyetin sonrasına kadar olan süreç gerek örnek verilerek gerek hicvedilerek anlatılmış. Türkçenin zenginliğini bu kitapta tekrardan gördüm. Ne kadar harika bir dile sahip olduğumuzu bir kez daha fark ettim. Ancak maalesef ki bu eşsiz dile sahip çıkamadık tam anlamıyla. Dilimizi önemseyen kaldı mı bilmem ama bu kitabı okuduğunuzda özellikle bazı yerler sizi düşündürecek. Dış etkenler dilimize karşı tavrı Divan edebiyatındaki dili öne atarak almış mesela. Bir dili incelikleriyle bilmedikten sonra eleştirinin ne kıymeti kalır ki? Kitabı çok ama çok severek okudum. Müthiş bir çalışma olmuş. Her satırı çok kıymetli eserin. Türkçeye ilgisi olanlara tavsiye ederim ama herkesin okuması gerekiyor bana kalırsa.
İskoçya'da yaşayan Robert karakteri hayatın anlamını Kalvanizmde arayan bir insandır. Bu düşüncelerini sürdürürken bir gün karşılaştığı bir insanla birlikte hayatı muğlak bir yere gitmeye başlar. Karşılaştığı insanın onu katil olmaya itmesiyle birlikte düşünceleri de buna göre şekillenir. Robert'ın karşılaştığı bir "şeytan" mıdır yoksa Robert bir kişilik bölünmesi mi yaşamaktadır? Robert'ın yaşadıkları çevresindeki kişilerce değerlendirilirken o toplumun dinsel , düşünsel , kültürel , geleneksel de bir portresini yansıtıyor. Adalet sisteminin bu şekilde hicvedilerek yansıtılmasını çok sevdim. Dinin insan üzerindeki etkisi çok gerçekçi bir şekilde anlatılmış. Dini nasıl kendi lehimize göre yorumluyoruz bu kitap bunun göstergesi. Okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Eserde kimler avcı kimler kurban düşünmek gerek. Sonsözle de kitaba karşı düşüncelerinize bir nokta getirebilirsiniz diye düşünüyorum. Elbette kitabı bitirdikten sonra düşünme alananız olacak. O dönemdeki dini , insan psikolojisini günümüzle karşılaştıracaksınız belki. Kitabın ilk 121 sayfasında sıkılabilirsiniz belki. Ancak sabırla birinci bölümü geçip ikinci bölümü de okuduğunuzda her şey belirli hale geliyor. Kitabı çok sevdim. James Hogg'un teolojik kurmacası kitapta başarılı bir kurguda yerini bulmuş. Acaba dedim çok daha çarpıcı bir kurguda da yerini alamaz mıydı bu konu? :) Mutlaka tavsiye ediyorum.
Kitapla huzurla kalın.