"sessizlik nedir, nedir ey biricik sevgili?
sessizlik, söylenmemiş sözlerden başka nedir?
ben susuyorum ama serçelerin dili
doğanın şöleninde akıp giden cümlelerin hayat dilidir
serçelerin dili, yani bahar. yaprak. bahar.
serçelerin dili, yani meltem. koku. meltem.
serçelerin dili ölüyor fabrikalarda."
"gece, ıslak yollarda
kaç kez sordum kendime ben de
yoksa hayat, gölgelerimizin derinliklerinde mi renklenmekte
yahut biz dediğimiz, kendi gölgelerimizin gölgesi mi?"
"Ölüm, bir direnmeydi. Ölüm, iletişim kurma çabasıydı. - insanlar gizemli bir şekilde ellerinden kaçan öze ulaşamayacaklarını anlıyorlar, yakınlık uzaklaşıyordu, tat yok oluyordu. Bir kucaklaşma vardı ölümde."