Canım Benim,
Bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Gezegenlerin en güzel kızısın… Haydi bir kelime uyduralım.Öbür yıldızlara da “duragan” diyelim.Duraganların da en güzel kızısın…Kaderimiz bir tuhafsa,ömrümüzü dolu bir kadeh gibi sindire sindire içemediysek,günahı boynumuza değil.Bu kara günlerin bir sonu var. Ne sonu, dibini bulduk be!
Kimse bunu yapan, büyük bir hayat yaşamış bence. Kıskandım onu. Edison'u, Bedrettin'i, Spartaküs'ü kıskandığım gibi kıskandım. Yüzde yüz yaşamak dediğim bu canım…Tabii kıskandığım onların ne eserleri ne de kendileri! Klâsik deyimle ruhların kıskanıyorum. Yaşamaya haysiyetli bir anlam kazandıran çabalarını
...
Elbette ki önce sen!
Nem var ki başka! Ha, neyini mi merak ederim? Serçe parmağındaki tüyden, kulak memendeki tatarcık ısırığına, düşlerine, esnemene, şıpıdık terlikle mutfaktan çıktığına kadar nen varsa!
Gözlerini öperim. Ama gene yarımım.