Sevgide “vermek” vardır Leylâ. Vermek. Ve bunu anlamak... Yoksa senin sorduğun gibi ne yalnızlık, ne merhamet, ne iki acının itişi... Salt huyun, suyun da önemi yok. Bu dediklerinin hepsi değişebilen, yerine, çevresine, uygarlık ve hayat davranışlarına göre türlü görünüşler ve etkiler uyaran nenlerdir. Biraz Allahçı olsam, Allah biz insanoğullarına şaka yapıyor diycem.
Bir İNSAN olarak utanıyor eziliyorum ama maalesef iki milyar insanın kaderi, bugün kendilerine “ büyük” sıfatını yakıştıran dört devletin sorumlularının anlaşmasına bağlı. Yahut tam zıddına C. Chaplin’in dediği gibi dünyayı anneler, şairler ve öğretmenler yönetseydi, kimseler sızlanmazdı! Ama o da bencileyin hayalci. Nerede o cici anneler, namuslu, bilimci öğretmenler yiğit şairler? Belki 2000 yılından sonra... Ah be!
Astın bizi! İyice. Hep düşünürdüm ben başıma gelecekleri. İnanamazdım. Gene de inanmıyorum. Senin için, sana yakıştıramayacağım hiçbir şeye, iki milyar insan jüri olup yargıya varsa gene inanmam. Vetomu kullanırım! Ne güzel şey, sana inanmak! Bunu bir anlatabilsem...