Körlük, olmayan bir salgının gidişatını anlatırken bunu insanlığın acı gerçekleriyle bizlere yaşattığı için benim için her zaman değerli bir eser olacak. Kitapta işlenen körlük salgını, şu an içinde bulunduğumuz salgın, ileride yaşanacak başka herhangi bir salgın... Salgının çeşidi pek de önem sarf etmiyor aslında. Alınan tedbirler, birbirlerinin üstüne binerek yaşamaya çalışan insanlar, bu kargaşadan yararlanan fırsatçılar ve daha nicesiyle körlük bizim hayatımızda. Sadece salgının çeşidi değişiyor sanki. Bence yazara bu gerçeği yüzümüze çarptığı için teşekkür etmeliyiz.
Yazarın kitapta da dediği gibi biz zaten kördük. Etrafımızda olup bitene sessiz kalan, yanımızdan geçen yüzlerce insanın yüzüne bakmadan kalabalığın arasından geçip giden, birbirine yakın ama birbirine kayıtsız ruhlara sahip milyarlarca kör insandık. Hâlâ da öyleyiz. Hayatın akışına kendimizi kaptırmakla o kadar meşgulüz ki, olası bir felaketin bütün bu düzeni mahvedeceğinin farkında bile değiliz. Dilerim ki birbirimize daha fazla kör ve sağır olmadan hayatımızı yaşamayı başarabiliriz.
KörlükJosé Saramago