“Bazen sanki karşılıklı iki kapısı olan bir odadaymışız gibi hissediyorum, ikimizde kendi kapı kolumuzu tutuyoruz ve birimizin göz kırpmasıyla diğeri hemen kendi kapısının arkasına geçmiş oluyor bile. Hele birisi diğerine bir söz söyleyecek olsa, diğeri kapıyı kapatmış ve çoktan gözden kaybolmuş oluyor. Birisi kapıyı tekrar açmak durumunda, çünkü bu kimsenin terk edemeyeceği bir oda. Birincisi diğerine benzemese bu kadar, sakin olabilse, diğeriyle ilgileniyormuş gibi davransa, o zaman oda da yavaş yavaş düzeni sağlayacak. Ama bunun yerine o kapıda aynı şeyleri tekrar etmeyi sürdürüyor, hatta her ikisi de bazen aynı anda kapının arkasında duruyor ve güzelim oda boş kalıyor.”
~FRANZ KAFKA~
Bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.
“Çünkü size anlatmak istediğim her şey, altmış yedi yıllık hayatımın sadece yirmi dört saatlik bir zaman dilimini kapsıyor; aklımı oynatmak pahasına, kendime defalarca tenkinde bulundum, insan bir kez olsun, bir an olsun aptalca davransa ne olur sanki diye. Ama fazlasıyla belirsiz bir sözcük olan vicdan denen şeyden kaçamıyorsunuz.”