Bu kitap o kadar çok karşıma çıktı ve o kadar çok sevildiğini gördüm ki... kitap ilgimi çekti, konusunu okuyup beğendim. Bu kitap konusunda ister istemez beklentim yüksekti ve karşılandığını rahatlıkla söylebilirim. Kitap öyle iddialı bir konuya veya dile sahip değil. Oldukça yalın bir konusu, ilerleyişi ve hisleri içeriyor. Ne bir şeyler abartı ne de çok basit. Tatlı bir yalınlıkla, normal bir seyirde ilerleyen güzel bir kitaptı.
Doktora öğrencisi Olive, arkadaşı Ash için kendinin bile beklemediği bir şey yapıyor ve okulun koridorunda ilk karşısına çıkan adamı öpüyor. Ve adamımız da, herkesin illallah ettiği profesör Adam Carlsen. İkisi bir şekilde bir anlaşmaya varıyor ve sevgili rolü yapmaya başlıyorlar ve zamanla işin rengi değişiyor.
Adam Carlsen, öyle aşık oldum, diyebileceğim bir karakter olmasa da sevdiğim bir bey oldu. Bakış açısı, Olive'e karşı özverisi ve sevgisi konusundaki samimiyeti çok güzeldi. Olive ise espirili, kendi halinde samimi bir karakterdi. İkisi de birbirini tamamlıyordu. Bunun dışında yan karakterlerde gayet iyidi. Kitapta bir olay vardı ki, çok sinir bozucuydu ve gerçek bir konuya değilmişti. Ilk başta Olive kızsam da, sonunda doğru olanı, tam da yerinde yapması çok iyidi, keşke yeterince lafını da etseydı ama diğer açıdan çok uzatılmamasını da sevdim. Kitabın sonuna doğru o son geçişten sonra ağzımıza bir parmak bal çalınma kısmını yeterli bulmadım, biraz daha onlara dair bir şeyler okuyabilirdik. Bunun dışında kitabı çok sevdim. Öyle vaov bir şeyler beklemeden, güzel bir kitap okumak isterseniz tavsiye ederim.