Aslında yuva, herkesin yaşamı için gerekli olan bir şeydi. Ama önemli olan yuva kavramının içerdiklerini saptamaktı. Beylik anlamda, gelişigüzel ifade olan yuva, ya da dinin insanlara öbür dünyada kavuşacaklarını muştuladığı, o sürekli ve soluk yuva görüntüsü, gerçek anlamda yuva gereksinmesini karşılayabilmek konusunda çok yetersizdi. Düşünmeyi, dostları, dinlenme olanaklarını ve yaratıcı çalışmalar yapmaya elverişli bir ortamı, doğal, eksiksiz düzenlenmiş bir bütün halinde, tümüyle kişiye özgü bir evren niteliği ile birleştiren bir yer, bu olabilirdi ancak gerçek bir yuvanın tanımlanması. Ve böyle bir tanımlamanın çerçevesine de ancak bir kitaplık uyabilirdi.
Bu fırtınalı denizin ötesinde nasıl bir dünya var bilmiyorum, ama her okyanusun, uzak da olsa, bir başka kıyısı vardır. Ben de o kıyıya ulaşacağıma inanıyorum.