Birçoğumuzun kendi gençlik ya da üniversite yıllarının -gizlene gizlene- deşifre olduğu bir eser. Sağcı ya da solcu, herhangi bir fikre aidiyetlik bildirip onunla ilgili okuma materyalleri, eylemler, kendince küçük çabalar, ömür boyu hep o fikrin içinde kalacağına sonsuz inanç, ve sonra dünyanın insanın kemiklerini döve döve şekillendirdiği demir örs... Kırılma noktası tam da burası. Fikirler ve gerçekler. Yazıda durduğu gibi durmuyor hayatta hiçbir şey. Fikirler afillice yazılmıştır, tam genç yüreklere takı olacak cinsten. Ama hayat insanı fikirlerde olduğu kadar yüceltmez, hayatta yalnızca insan onurunu artıran, insan için güzellikler vaad eden şeyler yoktur. Her şey vardır, her şey. Gençlik heyecanı kendini az bir çekip yerini hayatın gerçekleriyle tanışmaya bıraktığında yani "her şeyi" görmeye başladığımızda değişim ve taviz de yavaştan başlar. Sonra seferimiz de içimizde kalır tahammülümüz de.