Sena

Sena
@Senanin
Okuduğu her şeyi unutuyor, okuduklarıyla ilgili notlar düşerek unutmamak için burada.
Puan vermedi·182 syf.··
2025 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 15:46
"Biricik, özerk, bağımsız ve tanımsız, ama "bütün"e, kökene bağlı olarak yaşama güçlüğü bir tamlık arsuzu ortaya çıkarır; özellikle en derinlerinde bir eksikliği, bir yokluğu taşıyan kişilerde... 'Öteki'nin varlığı bu yokluk hissini bitiren, eksikliği tamamlayan olur. İçindeki yokluğun ızdırabını çeken insanın ilişkilerine girmesi ne kolaydır manipülasyonun. Manipülatör kişi bu yokluğu taşıyanı arar, yokluğu hisseden ise duygusal bağımlılığa yatkın olduğu için kendini Manipülatöre kolayca teslim eder. Karakter inşasının erken dönemlerinde kişinin ruhunda meydana gelen çatlaklardan içeriye sızar manipülatör... Erken çocukluk döneminde bebek bakım vereninin bakışında, sözlerinde, okşayışında onun sevgisini görür. Kendini kabulün ve sevmenin ilk evresi budur, daha ileride başkalarını sevmesini ve başkalık duygusunun, hayatımızdaki başka insanlara yönelik bakış açımızın oluşturulduğu öncüleri bu nokta belirler. Eğer bu ilişkimiz tatmin edici biçimde oluşmuşsa kişilik gelişimimiz, iletişim becerilerimiz ve düşünce yapımız yani kimliğimizi oluşturan yapılar sağlıklı bir şekilde oluşur. Bu gelişim zorluklarla karşılaştığında, çocuk bakım vereninin dikkatine, özenine maruz kalmadığında kendisine ve ilk 'başkalarına' dair olumsuz bir şema oluşturur, varlığına dair kocaman bir boşluk vardır ve ağır bir ıstırap duyar. Bu ıstırap duygusu zamanla savunma mekanizmalarıyla yaşamayı öğretir. Patolojinin başladığı nokta da burasıdır. Duygusal ilişkilerinde manipülasyonu kullananın da, manipülasyonun kurbanının da oluştuğu nokta burasıdır. Manipülatör boşluğunu diğerinin eksikliğinden faydalanarak, onun yokluklarını konuşarak, onu daha çok yok ederek doldurur. Diğerinin eksikliği üzerinden kendini var eden manipülatör narsist bir sapkın oluşur. Kurban ise narsistin taşan baskınlığında
İkili İlişkilerde Duygusal ManipülasyonPascal Couderc · İletişim Yayıncılık · 20212,216 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Bir insan olarak her daim sakinleşme, büyüme ve insan olarak ihtiyaç duyduğumuz hayati ilişkilerde yakınlaşmanın değeri muhakkak ki ilişkilerimizin ve hayatımızın kalitesini belirlemekte. Hayat motivasyonumuzu yükselten şeyler arasında belki de en önemli yere sahip ; soğukkanlı kalabilmek... İlişkide, tartışmada, işte, evde, yolda vs. vs. Her yerde ve herkeste. Kitap başlığı Bağırmayan karı koca olmak olsa da aslında bedenen ve psikolojik anlamda adım attığımız her ortamda sakin kalabilmenin vurgusunu yapıyor ve bunu yapabilmek için yöntem sunuyor. Önce sakinleşmek için kendinizi köşeye çekecek zamanı tanımanızı sonrasında sorunları ve o an ki durumu net olarak görebileceğiniz balkona çıkma metaforunu tavsiye ediyor. Balkondan kendinize, muhatabınız olan olay ya da kişiye baktıktan sonra gördüğünüz şeyin net olarak ne olduğunu belirlemenizi istiyor. Yani yazarın büyümek diye tanımladığı kavrama geçiş yapmanızı istiyor. Bunun da sizi sorun yaşamanıza sebep olan başlangıç noktalarının belirlenmesiyle yani 'bu kavşaktan girince sonuç hep bu probleme çıkıyor' dediğiniz sık kullanılan kavşaklarınız belirlenmesiyle olacağını söylüyor. Sonra tartıya çıkmak metaforuyla kavşaktan kendinize doğru yol almanızı ve yolu ayrıntılı bir şekilde incelemenizi istiyor. Sakinleşmek ve büyümek basamaklarında problemi ve probleme götüren sebeplerin tespitinden sonra olumlu basamağa geçiş yapılıyor ve yakınlaşma aşamasında kartlarınızı açmanız isteniyor; neyi yapmak neyi yapmak istemediğiniz, nedenleriniz gibi konuların açıkça ifade edilmesi. İletişimsizliğe ya da iletişimin tam anlamıyla amacına ulaşamamasına sebep olan anlaşılmazlığınızı ortadan kaldırıyorsunuz bu şekilde. Sonrasında muhatap olduğunuz kişi ya da olaya karşı destekleyeci bir tavıra geçiş yapıyorsunuz. Yani çözüme karşı
Bağırmayan Karı Koca OlmakHal Edward Runkel · Aganta Yayınevi · 2019207 okunma
Puan vermedi·115 syf.··
2020 5. kitabı
Öğleden önce kitabını okudum, öğleden sonra hemen filmini izledim... İkisinin sonu ve birkaç yeri farklıydı ama ikisi de güzeldi... Pembe mantoyla ayakkabının döndüğü yerde kalbimi bıraktım... Mustafa'nın babasının kaderini yaşamaya başladığı nokta hepimizin tam merkezine olmasa da yanından yakınından kesin değip dokunduğu bir nokta... Bir solukta bitti, okuduğum Mustafa Kutlu kitapları arasında en güzeli buydu...
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,6bin okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2020 4. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 18:39
Her insan için sevgi kelimesi farklı şeyler ifade ediyordu, biliyordum. Ayşe için hoş sözlerdi, Ali için önüne koyulan özenerek yapılmış bir tabak etli yemek. X kişisi için alınan bir hediyeydi, y için yürürken elini hiç bırakmamak... A kişisi için onun yaptığı güzel davranışları beğendiğini iletmek, B için beraber bir şeylerle vakit geçirmek... Benim için hepsiydi o ayrı. İnsanların sevgiyi ifade ediş şekillerinin de kabul ediş şekillerinin de farklı farklı olduğunu; bunlardan beşinin daha belirgin olduğundan bahsediyor. Her insanın baskın bir sevgi dilinin olduğunu belirtiyor. Tabi hepsinin karışımı şeklinde olan "ne yapsan kabulümdür" şeklinde benim gibi insanlar istisna. Güzeldi, aktı gitti kitap. Amerika'da insanlar eşiyle akşam yemeğine gitmek için çocuklarına akşam dadısı tutuyorlarmış. Bu örneği verme sebebim; kitabın içindeki terapi ya da çözüm örnekleri bizim kültürümüze çok uygun olmadığını göstermek. Akşam yemeğine gitmek için akşam dadısı tutan varsa el kaldırsın. Anneanne babaanne bulabilirsek yakınlarda belki :) Ama genel itibariyle güzel. Sizin ve partnerinizin baskın sevgi dilinizi keşfedip, daha bilindik bir yolda yürümek için güzel fırsat.
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2020 3. kitabı
Birçoğumuzun kendi gençlik ya da üniversite yıllarının -gizlene gizlene- deşifre olduğu bir eser. Sağcı ya da solcu, herhangi bir fikre aidiyetlik bildirip onunla ilgili okuma materyalleri, eylemler, kendince küçük çabalar, ömür boyu hep o fikrin içinde kalacağına sonsuz inanç, ve sonra dünyanın insanın kemiklerini döve döve şekillendirdiği demir örs... Kırılma noktası tam da burası. Fikirler ve gerçekler. Yazıda durduğu gibi durmuyor hayatta hiçbir şey. Fikirler afillice yazılmıştır, tam genç yüreklere takı olacak cinsten. Ama hayat insanı fikirlerde olduğu kadar yüceltmez, hayatta yalnızca insan onurunu artıran, insan için güzellikler vaad eden şeyler yoktur. Her şey vardır, her şey. Gençlik heyecanı kendini az bir çekip yerini hayatın gerçekleriyle tanışmaya bıraktığında yani "her şeyi" görmeye başladığımızda değişim ve taviz de yavaştan başlar. Sonra seferimiz de içimizde kalır tahammülümüz de.
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma