GİTME
Gecenin karanlık kucağına bırakma beni!
Taş duvar her yer,
Bütün şehir yalın ayak,
Kimsesiz güvercinler,
Gitme!
Kanatsız yaralı bir kuşum yokluğunda,
Nereye çarpsam yüzün,
Nereye dönsem sevda yüklü bu hüzün
Gitme!..
Sarı çocuklarını döker koynundan ağaçlar…
mevsimler küser, yıldızlar üşür…gitme…
Yalnız bir ardıç gölgesi olur yaralı kalbim
güneşler söner, gölgeler büyür..
zarif bir hüzün çöreklenir şehrin üstüne..
gitme, yüzümden sarkar külleri şehrin..
bir yangın yeri olur maraşta hüznüm..
Sigara körpe ciğerlere zift basıp duruyor. Zamlar vız geliyor. Bunda da öylesine ısrarlı, inatçı adeta imanlı haldeyiz ki,
sigaraya her yıl yüzde yüz zam da gelse, yatağımızı yorganımızı satar içeriz yine de. Dün İslâm’ın yaşanmasında gösterdiğimiz,
Allah’ın emirlerinin uygulanmasında gösterdiğimiz bilinçli ısrarı, imanı, bugün, yine o insanların evladı olarak, bu defa onların
harbettiklerini yaşatmak için kullanıyoruz
Anarşide, kardeşkanı içmede iblislere rahmet okuttuk. Vampirler kıskançlık nöbetleri geçirdi bizi gördü de...
Birileri de bira iyidir, hazma nâfi, sohbete yararlı, Batılılaşmaya elverişli diye yutturdu bu millete.
Ama tutkumuz, inadımız, ısrarımız sadece dinde, cihadda kalmamış, biri bize kötüyü sevdirebilmişse onda da tutkuların en
dik âlâsını göstermişiz.
Batıl mı, yanlış mı demeden, bir mübtezeli, bir sevimsizi, bir belayı bile sevmişiz, eğer büyük bildiğimiz birileri bir yolunu
bulup hayrına veya şerrine bize onu sevdirmişse...