"Çömelerek kafasının içindeki sisli boşluğa gözlerini çeviriyordu. Düşünmesi ve düşlemesi kendisine hoş gelecek hiçbir şey olmadığı için, bu boşluk ona bir dinlenme gibi geliyordu."
Sabahleyin karşı karşıya gelince, dişi söylemek istediği şeyleri gözleriyle anlatmak istedi. Tam bu sırada, üzerinde oturdukları söğütten sarı bir yaprak koptu, iki tarafa sallanarak aralarından geçti ve dişinin en anlamlı baktığı zamanda gözlerinin önünü kapattı.
Erkek bu bakışı göremedi.
Fakat her ikisi de sarı yaprağı gördüler.
Erkek ağzını açtı:
"Senden hiç ayrılmak istemiyorum." demek üzereydi
ki, 'buvvv' diye soğuk bir rüzgar esti.
Dişi erkeğin sözlerini işitmedi
Fakat her ikisi de soğuk rüzgarın sesini duydular.
"Dünyanın geçiciliğinden, gökyüzünün sonsuzluğunda, sulardan ve öbür kuşların yaşayışından söz ederken, gözleri birbirine hasretle bakar ve 'Birbirimizden nasıl ayrılacağız?' demek isterlerdi. "