Sena

“Tabirin sığmaz kaleme…” Mana, dilin ifade kabiliyetinden daha büyüktür. Hakikat, tüm güzel ve yetkin ifadelerden bile daha derinir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gerçek sevgi her tür izahın, sebebin, gerekçenin toplamından daha fazla bir şeydir. O idrak makamına ulaştığında artık sevmeye başlarsın. Sebepsiz sevmeye başlarsın. Sebepsiz sevdiğin için de hiçbir hadise, neden, kusur, söz, hareket seni o sevgiden uzaklaştırmaz. Bu sevginin son noktasıdır. İlahi olana duyulan sevgi O’nun yaptığı ve yarattığı her şeyi ruhumuzda, aklımızda, kalbimizde ivazsız garazsız sevmek demektir. “Yaratılanı sevdim, Yaratan’dan ötürü.” İfadesi “Yaratılmış varlıkları şu faydası, şu işlevi, şu özelliği için değil, sadece ve sadece O’ndan dolayı seviyorum.” diyor. İkincil gerekçeler arkadan geliyor. Asıl ve öz gerekçe önden gidiyor ve her şeyi anlamlı bir çerçeveye oturtuyor.
Rahmetli Neşet Usta’nın dediği gibi: “Aşk ile koşan yorulmaz.” Çünkü aşk o enerjiyi sürekli üretir. Size yeni bir şey yapma, yeni bir gözle bakma; zihninizi, bedeninizi, ruhunuzu, kalbinizi tekrar yenileme imkânı verir. Aşk ile nefes alan, düşünen, hayal eden, koşturan kişi yorulmaz, bıkmaz, usanmaz. Aşk bir çabadır, gayrettir. Emek ister, ilgi alaka ister, bakım ister; bazen tamir ve tedavi ister. En kötü, karanlık, umutsuz bir yerde bile ışığı, aydınlığı, umudu, asaleti insana gösteren aşktır. Bu hâl ile yaşayan âşık her işinde nazik, nezih, ince, düşünceli ve mutlu olur. Kimseyi kırmaz. İçindeki aşk etrafına lavanta kokusu gibi yayılır. Gittiği yeri güzelleştirir. Yüzüne bakan insanların yüzünde çiçek açtırır. Aşkın bizi kuşatan, kucaklayan, var eden, alıp sürükleyen bu yönü bana hep olağanüstü görünmüştür.
Aşk, hâllerin her birinde farklı tecelli eder. O bitmeyen bir akıştır. Sonu olmayan tecellidir. İnsan onu taşımaya kabiliyetli olduğu müddetçe ışığı sönmez, şiddeti azalmaz, duygusu kaybolmaz. Derinlik kazanır, yeni boyutlara yükselir. Sana ayna olur ve kendini keşfetmene yardım eder. Her işini aşk ile yapmaya başlarsın. Aşk ile ve aşk adına yapılan işin kendisi aşk olur. Mevlana Divân-ı Kebîr’de “Aşkı canından eksik etme ki iyi işlerin meyve versin, çoğaldıkça çoğalsın…” der. Aşk çoğaltır. Büyütür. Bereketlendirir. Azı çok, zoru kolay, muhali mümkün, darı geniş yapar.
Bu hayatın içinde akıl ve zekâ var; ahlak, erdem, vicdan, kalp, muhabbet, dostluk, sadakat, vefa var. İnsanı insan yapan ve maddenin ötesine taşıyarak yükselten temel özelliklerdir bunlar. Bunlar sayesinde insan kültür ve medeniyet inşa eder.