Bugün onu mutlu eden şeyler eskiden hayalini kurduğu ve mutluluğunu bağladığı şeylerden o kadar farklı ki... Ah! Mutluluk denen şey, ruhun ne kadar doğal bir parçası aslında ve dış sebep sandığımız şeyler ne denli az önem taşıyor.
Bütün esrar buradadır, bütün hikâye buradadır! Bizatihi bilim, güzellik olmadan bir dakika duramaz ayakta -biliyor musunuz bunu, gülenler- o zaman hödüklüğe dönüşür bilim, bir çivi bile icat edemez!..
Hepimiz günün bir kısmında, yani uyurken deliriyoruz ve belki de aklın çemberinden, sıkıntısından kurtulan ruhumuz böylelikle dinleniyor. Biz rüyalarımızda çıldırıyoruz, deliler uyanıkken rüya görüyorlar. İşte bir kahkaha daha. Sonra hafif bir çığlık.
Sayısız değişmeleriyle, göz karartıcı hızıyla, tamamıyla dinamik olan bir mahiyeti, yani hayatı biz ancak sezişimizle takip ve bilgimizle izah edebiliriz; ona yol gösteremeyiz. İlim bugünü anlar, yarını keşfedemez. Böyle bir iddiası da yoktur. Her sistem, gülünç bir kehanettir.