Çünkü yaşadıklarıma dair bulabildiğim tüm toplumsal ve psikolojik nedenlerin ötesinde, hepsinden daha fazla emin olduğum bir şey var: Yaşadıklarım, onlarla hesaplaşabilmem, onları açıklayıp anlatmam için başıma geldi. Ve belki de hayatımın gerçek amacı sadece şudur: Bedenimin, hislerimin ve düşüncelerimin yazıya dönüşmesi, varlığımın başkalarının zihninde ve hayatlarında tamamen erimesi.
(Ajandamdan: “ Artık yazamıyorum, çalışamıyorum. Bu durumdan nasıl çıkacağım?”) “Entelektüel” değildim artık. Bu duygu yaygın mıdır bilemiyorum. Tarifsiz bir acı veriyor.