Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum.
Emir büyük yerden,Ankara’dan geliyordu ve uyulmaması düşünülemezdi ama erkeklerin dört kadınla evlendiği,üstüne üstlük cariyeler de alındığı,kadının kafes arkasında ve peçe altında tutulduğu bir İslam ülkesinde,bir anda modern bir Avrupa toplumuna geçiş sancılı oluyordu.