Davranışların aşırıya kaçtığı anlarda insanın şiddetle gerilen doğası öyle trajik bir ifadeye bürünür ki bunu genellikle ne bir resim ne de bir söz yıldırım düşmesine benzer bir güçle aktarabilir.
Seçilmiş olma duygusu her aşk ilişkisinde vardır. Çünkü aşk, tanım olarak hak edilmemiş bir armağandır; hak etmeden sevilmek, gerçek aşkın eksiksiz kanıtıdır. Bir kadın bana, "Seni seviyorum, çünkü zekisin, çünkü namuslusun, çünkü armağanlar alıyorsun, çünkü zamparalık yapmıyorsun, çünkü bulaşık yıkıyorsun," derse, hayal kırıklığına uğrarım; bu aşkta çıkarcı bir yan vardır. Şöyle bir cümle duymak kim bilir ne güzeldir: "Zeki olmamana, namuslu olmamana karşın, yalancı, bencil, alçak olmana karşın senin için deli oluyorum."