Hayat, acılara saplanacak kadar uzun değil. Gülümsemeden, kahkaha atmadan geçen her saniye ziyan. Katiyen hayatın seni güldürmesini bekleme, onun kendisi zaten yeterince gülünç. İş ki bakmayı bil.
... onların dulluğunu ele veren elleriydi. Evde yemeği çamaşırı; tarlada çapası, beli; ahırda tezeği küremesi süt, sağması; kışa odun hazırlaması derken nasır dolarda elleri. Talihten yana gülmemişliğin, sevgiden yeterince nasiplenmemişliğin sertliğini kavrardı avuçlarım.
"Bir aya gelin güvey olsunlar." dediler, tamam dedik. Zaten aksini söylemek ne mümkün? İsteyip istememek değil mesele. İstenip istenmeyeceğini düşünmek bile ne mümkün...