Hayatın yıllarca bir evin içinde biriktirip durduğu bu tortuya ne yapacaktım? İçlerinden birini çeksem hepsi üstüme devrilecek koca bir hayatın istifiydi baş etmem gereken.
Ölenin ardından onun kişisel eşyalarının kaderini tayin edecek yegâne kişi olmak, onun yaşamındaki noksanlığıyla baş etmek maratonunda koşması en zor kilometreymiş.
Kahve hazırlamak beni belli bir noktaya kadar yaşamsal faaliyetlerine devam eden biri yapıyordu. Gece dağılan parçalarımı bir araya getirip sıkıca yapıştırıyordu sanki.