Isim denen şey kulağa değdiği anda, gözlerden önce insanın ruhu dönüp bakmalıydı Yeryüzünde aynı isme sahip on binlerce, yüzbinlerce insan vardı belki ama aynı seslerden oluşsalar da her isim farklıydı ,her isim tekti ,biricikti her isim tek bir ruhla birleşmişti ve bir insan ismini kaybettiğinde ruhunu da kaybetmiş sayılırdı
İnsanların çoğu fark edemez Ama her lezzet mutlaka ve mutlaka bir hatırayla maziden gelen bir duyguyla alakalıdır lezzetler insanın geçmişidir ve duyguların bir başka lisana tercümesidir
Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar romanını hatırlattı bana bu kitap İkisi bambaşka hikayeler tabi ama bir insanla hayvan arasında kurulan bağı anlatması bakımından çok etkileyici Çünkü her iki kitapta da zihinsel olarak diğerlerinden geri olan bir bireyin toplumda yalnızlaştırılması ve fare ile kurduğu derin duygusal bağ söz konusu.Charlie akıllı olmak isteyen zihinsel engelli bir birey ve Algernon ise onun yansıması olan bir kobay faresi Aslında her ikisi de bir deney ürünü ve kendi türleri arasında ötekileştirilmiş.Deneyin bir sonucu olarak Charlie eskisinden daha zeki olur ama bu onun gerçeklerle ve kendi geçmişiyle yüzleşmesine neden olur ki bu durum onu oldukça mutsuz eder.
Aklı başında olup da mutlu olanı daha görmedim zatenHüzünlü akıcı etkileyici bir kitap