SS

Mümtaz artık gündelik işleriyle içindeki tanrı düşüncesini karıştırmak istemiyordu. O, insanda yıpranmamış, sağlam, her türlü tecrübeden uzak, yalnız hayata dayanmak için kuvvet veren bir memba gibi durmalıydı.
Sayfa 49 - 46.Basım Dergâh yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Yalnız ölüm yalan söylemez!
Sayfa 64 - YKY 42. Basım·Kitabı okudu
Tanrı gerçekten var mı, yoksa kutsal imtiyazlarının korunmasını gözeten bu yeryüzü güçlüleri tarafından, vatandaşlarını daha da rahat sömürebilmek için, kendi tasarılarına göre mi yaratılmıştır; yeryüzünün gökyüzüne bir yansıması mıdır.
Sayfa 58 - YKY 42. Basım·Kitabı okudu
Bazen bir şey düşünüyor, buna kendim de inanmıyordum. Bazan içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka yerde, ve ayıplıyordum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım...
Sayfa 49 - YKY 42. Basım·Kitabı okudu
Bana öyle geliyordu ki, ben şim­diye kadar kendimi tanımamıştım. Şimdiye kadar tasarladığım haliyle dünya, değerini yitiriyor, geçersizleşiyordu; gecenindi söz; dünyanın yerine gecenin karanlığı hüküm sürüyordu· (ba­na öğretmemişlerdi geceye bakmayı, geceyi sevmeyi).
Sayfa 48 - YKY 42. Basım·Kitabı okudu
Reklam