Hayatı yürütmenin en kolay yolu bu diye düşünüyor şimdi, anlamazdan gelmek, görmezden gelmek, duymazdan gelmek. Hayatı böyle devam ettirebiliyor. Olmuşları olmamış farz ederek ya da tam tersi.
Başa dönmek istiyor o, en başa, otobüse binip İstanbul’a gittiği ilk güne. Hayatını yeniden yazmak istiyor, olmadı bu deyip yazdığı sayfaları buruşturup atmak, baştan başlamak. Bunun mümkün olmaması çok acı.
Şükran’ın ona söyleyecek sözü kalmadı. Zaten söylese de Mürşit gereğini yapamaz. En fazlası sessizce çıkıp otele gider, karısı gene kendi mutsuzluğuyla baş başa kalır. Hem mutsuzluğunun asıl nedeni Mürşit, onun bu sonsuz kederli hali.