"Bu tutkusuz, birbirine benzemiş, kişilikleri silinmiş, çıkarların yönettiği kent insanları dünyasında, Hüseyin’in derin tutkusunu kıskandığımı hissettim"
Ne güzel yazılmış.
Bu satırları okurken hem geçmiş aşk manevralarımın ve türevlerinin basitliğini hatırladım hem de içi boş cümleleri nasıl da haksız kullandığımı. Kitap okumanın en yaratıcı hazzı her okuyanın bünyesine farklı manalar ortaya çıkarması. Bende daha çok yaralayıcı etki doğurduğu ortada :)
.