A.KIL

A.KIL
@Seretan34
-Neler okuyorsunuz efendim? +Kelimeler, kelimeler, kelimeler! x Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor! t-bırak artık kelimeleri.. cümleler kur. insanları tanı.. kapını çalan insanları içeri al...
Enflasyon-Kamu harcamaları
Türkiye'de enflasyonun ortaya çıkışında ve yıldan yıla artışında döviz kurunun bir etkisi ya da bir sorumluluğu olmamıştır. Memleketimizdeki enflasyonların temel kaynağının Kamu kesimindeki aşırı sarf, lüks ve israftan kaynaklanan ve yıldan yıla gittikçe kontrolden çıkan, Kamu Kesimi Finansmanındaki açıklardan olduğu herkesçe bilinmektedir. Enflasyona karşı bir mücadele yapılacaksa bu mücadele kamu finansmanı alanında başlatılmalı ve orada sonuçlandırılmalıdır.
Sayfa 58 - Odtü·Kitabı okudu
Türkiye Ekonomisi
Reklam
2001 krizi!
Üç ay evvelki 1 USD şimdi 1,47 USD olmuştu. Yani sayın yabancı spekülatör, Türk yetkililerin bilgisizlikleri, ahlaksızlıkları, gaflet ve dalaletleri sayesinde, Türkiye'ye getirdikleri dövizlere üç ay içinde döviz bazında % 48,5 net kâr (21) sağlamıştı. Türkiye ekonomisini sağmıştı, ağır biçimde hortumlamıştı.
Sayfa 35 - Odtü·Kitabı okudu
Türkiye Ekonomisi
ekonomik politika üzerine
"Devlete aşırı lüks ve israf düşkünü fırsatçı, sık sık kullandıkları kendi deyimleri ile İş Bitirici; Köşe Dönücü, Malı Götürücü aşırı popülist bir zihniyetin hakim olduğu bu dönemde (1980'lerde); Devletin Mali disiplini darmadağın edilmiş; Ekonomi milletimizin tarihinde hiç olmayan bir şekilde çok uzun süreli ve çok yüksek oranlı bir enflasyon süreci içine atılmış; böyle bir ortamda ekonomide temelinden yanlış kur ve faiz politikaları izlenmiş; Tasarruf hareketi zayıflamış, kitlesel dış borçlanmalara rağmen yatırım hacmi reel olarak gelişmemiş veya düşmüş; yatırımlar çarpılmış, üretken yatırımlar hemen hemen durmuş; kalkınma hızı belirgin bir biçimde düşmüş, işsizliğin baskısı artmış; gelir, servet ve fırsatların dağılışındaki adaletsizlik daha da keskinleşmiş; Ekonomi bir tüketim, spekülasyon, rant, haksız kazançlar ekonomisi haline dönüşmüş; devlet iç ve dışta çok büyük bir borç yükü altına itilmiştir. Eğitim de; çağın düzeyinin çok gerilerine düşmüştür. Böyle bir yıkıntı ortamında beklenebileceği gibi, hem kamu hem özel kesimde toplumsal ahlak o zamana kadar görülmemiş ölçülerde ve şekillerde çöküntüye uğramış bulunmaktadır."
Sayfa 27 - Odtü·Kitabı okudu
Türkiye Ekonomisi
Mart 2003
Son yirmi iki yılda bir takım bilgisiz, zayıf ahlaklı, yeteneksiz insanların elinde Türkiye ekonomisi adeta bile bile bir uçurumun içine atıldı.
Türkiye Ekonomisi
Liderin Yolu-3
10/10
·535 syf.··
2023 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 00:00
Serinin son kitabı, dışarıda tanınmanın, inkılapların, kurucu kadrolardaki yol ayrımlarının, kadrolaşmanın ve bugün bile tartışılagelen konuların yaşandığı dönem. “İhtilalci kadronun bir gün kendi içinde parçalanması, ihtilallerin değişmez kanunudur. Eğer Milli Mücadele'ye bir ihtilal dersek, o da bu kanunun hükmünden kendini kurtaramadı. Ve ihtilali yapan kadro, bir gün kendi içinde parçalandı...” Gazi'nin "asırlık hesaplar görüldü" dediği, Ankara’nın, eski bir imparatorluğun bütün hesaplarının tasfiyesine muhatap tutulduğu Lozan, yarı sömürge olmuş bir memlekette ekonomiyi yeniden inşa etme çabaları, kapitülasyonlar’ın kaldırılması, Osmanlının borçları’nın ödenmesi gibi konular arasında devam eden “diktatörlük” tartışmaları, Şeyh sait isyanı, İzmir suikasti, İstiklal mahkemeleri… Bu mahkemeler son derece istismara açık, öyle ki Maliye nazırı Cavit bey’in yargılanması hakkında Ş.S.Aydemir nefis bir tasvir yapıyor: “… biraz sonra mahkeme heyeti görünüp herkes ayağa kalkınca, salonun içine, İstiklal Mahkemelerinin o ağır havası çöker. Belki gösterişsiz, şatafatsız, fakat avukatsız, şahitsiz ve hükmü temyiz tanımayan bir ihtilal mahkemesinin ürkütücü havası…” İnkılap politikalarının o dönemi yaşamayanlar üstünde bile negatif etki etmesini anlamak için şu satırlar çok önemli: Kadro cereyanı (1931- 1934) Evvela CHP bir halk partisi haline gelememişti. tüm halkı kapsayacak bir önder, parti teşkilatının disiplinli önderliği ile mümkündü(¹). Halbuki 1930 sıralarında CHP bu halde değildi. 1930 sıralarında CHP halktan kopmuştu. Halkın dışında, dar, basit bir bürokrat hizbi ile, bu hizbe, ancak seçim ve menfaat bağıntıları olan mahalli fakat dar taşralı taraftarlardan ibaretti. Partiyi vilayetlerde yüksek kademelerde temsil eden "mutemetler" (inanılanlar) aşırı tahakküm ve
Tarih ve Siyaset
Tek Adam - Cilt 3 (Mustafa Kemal/ 1922-1938)Şevket Süreyya Aydemir · Remzi kitabevi · 01,683 okunma
Reklam