Bugün ve geçmiş birbirine karıştı. Kendini ırmaklardan süt ve bal akan, insanları çalışmadan ekmek yiyen, yaldızlı sırmalı elbiseler giyen bir masal ülkesinde gördü..
Canlı, hareketli bir ruh bazen hayatın sınırlarını aşar, tatmin edilemez olur; bu yüzden umutsuzluğa düşer, bir an için hayata küser; bu hal, hayatın sırlarını arayan ruhun sıkıntıdır..
Doğru, ben yıpranmış bir elbise gibiyim; nedeni de ne iklim ne iş yorgunluğu. On iki yıldır içimdeki ateş, yakacak hiçbir şey bulamayınca kapalı kaldı, kendi zindanını yaktı ve söndü. On iki yıl geçti sevgili Andrey; artık bu uykudan uyanmak isteği bile duymaz oldum.