Kimse orada olmayan bir dostun aleyhinde söylemez; kimse sana, "Hele bir kapıdan çık, seni de çekiştiririz!" der gibi bakmaz. Sevmediğin, saymadığın kimselerle aynı masada yemeğe gitmezsin. Dostların gözlerinde yalnız sevgi görürsün. Şakalarında kötülük yoktur.. Herşey saf ve temizdir. Düşünceleri neyse, sözleri de odur.
İlyuşa somurta somurta evin içinde, kış bahçesinde büyütülen bir sıcak ülke çiçeği gibi kalıyor ve onun gibi ağır ağır, cansız cansız büyüyordu. Harcanmak isteyen güçleri harcanamayınca içinde kalıyor ve yavaş yavaş körleniyordu.
Zavallı atalarımız hayatta yollarını el yordamıyla arıyorlardı;
iradelerine ne büsbütün hâkim olabiliyorlar, ne de onu büsbütün serbest
bırakıyorlardı. Ama gene de hayatın zorlukları ve tehlikeleri karşısında safça
bir hayrete düşüyorlar ve bunların izahını tabiatın dilsiz ve belirsiz
hiyerogliflerinde arıyorlardı.