Bi dilekî mezin û ronî heta mirinê ji bo azadiyê li hemberî tarîtiyê berxwedan ! Xweda ronahî ye Maîdyo , em çirûskên wî ! ”
“ Heta mirinê Spîtama , heta mirinê ! ”
Birlikte avlandıkları , açlığa karşı omuz omuza savaştıkları günler bitmiş , avlanmaktan daha ölümcül bir sorunun tutsağı olmuşlardı : Aşk !
Bu kavganın nedeni olan dişi kurt bir köşeye çekilmiş , kılını bile kıpırdamadan olan biteni izliyordu . Keyifliydi elbette : Gün onundu . Kırk yılda bir olurdu böyle şeyler . Aşıkları karşısına geçmiş kendisini hak edebilmek için ölüm kalım savaşına girmişlerdi .
+ Elimden gelse , seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum .
- Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz ?
+ Gider gibi yaparız .
" Xururuca ! "
" Ne var ? "
" Ağlamak kötü bir şey mi ? "
" Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir , budala . Neden sordun ? "
" Bilmiyorum . Bir türlü alışamadım . Sanki yüreğim boş bir kafes... "