Kitap ülkenin doksanlı yıllarındaki karanlık bir iklimde geçiyor. Ana karakterin tasviri ve kişilik çözümlemeleri harika. Yollar, yolculuklar, şüpheler, tahkim edilmiş sokaklar, susturulmuş toplum, tuzaklı sokaklar, parsellenmiş alanlar…. Ancak en sonunda verdiği his bu kitabın yarım kaldığı hissi. Daha anlatılacak çok şey varken birden bire ana karakter olan katilin başka bir katilce camide öldürülmesi. Kitapta geçen eşhası kendince birilerine benzetebiliriz. Netice itibari ile gerçekten yola çıkarak oluşturulmuş bir kurgu da barındırıyor.
Bir yerde durup doğru şeyler yapmak ve söylemek , bu ülkede epeydir nadirattan; bunun yerine , bir kampın rahatlatıcı konformizminde ahkam kesmek , akıl vermek ve kampın konforunu arttırmaya angaje bir tutumla , sadece başkalarının dünyasına değil , bütün dünyaya kulaklarını ve gözlerini kapamak bir fazilet haline gelmiştir.