Ve Sophokles’ten bir şaheser daha... Antik Yunan’a ve eserlerine her zaman ilgim olmuştur ama bu gibi trajedi tiyatro metinlerini okumak ufkumu çok genişletiyor, hayallerimi perçinliyor. Daha dün incelemesini yaptığım “Kral Oidipus” tan sonra “Elektra” müthiş bir bütünlük yarattı. Freud’un “Oidipus Kompleksi” ne karşı Carl Jung’un “ Ekektra Kompleksi” ni de Sophokles’in bu antik tiyatro eserinden alması gerçekten bir şaheser okuduğumu fazlasıyla hissettiriyor. Büyük savaşçı Agemennon’un kızı Elektra’nın annesinden babasının intikamını alması konusunu işliyor. En şaşırdığım ise eğer çeviri mümkün olduğunca direkt çevrilmişse dil inanılmaz güzel ve olaylar çok bütünsel, kopukluk yok. Ben sevdim Sophokles’i
Sophokles ile tanıştığım kitap olması yönüyle önemli benim için. Gayet ince bir kitap 1 saatte bitirdiğim ve bu yönüyle en hızlı okuduğum kitap oldu. Sophokles trajedinin adamıymış evet bu kitapta da bunu net olarak anlıyorsunuz zaten. Fakültede eğitim bilimleri dersi görürken Freud’un “Oidipus Kompleksi” tanımını biliyordum bu kitaptan hareketle kullanılan bir kavram olduğunu yeni öğrendim ve mutlu oldum. Kitap, insanın tanrılar karşısında her zaman güçsüz olduğunu ve bunu bildiğini ancak yine de insanın yine kendisinin efendisi olduğunu ve kendi kararlarının sonuçlarını yaşamaya çalıştıklarını vurguluyor. Kral Oidipus kaderciliğe karşı açtığı savaşla insanoğlunun tanrılar karşısındaki onurunu temsil ediyor. Ben çok lezzetli buldum kitabı öneririm