Hayat çoğu zaman böyledir.Bir şeyi -birini, bir duyguyu , bir bilgiyi -öyle uzun zaman beklersiniz ki karşınıza çıktığı anda apışıp kalırsınız. Boşluk boşluk olmaya o kadar alışır ki kendi kendine kapanmayı beceremez.
“Utanmazın biri seni incitirse, hemen şunu sor kendine: ‘Dünyada utanmazların bulunmaması olanaklı mıdır?’ Olanaksızdır. Öyleyse olanaksız olanı isteme. Bu düşünceyi başka bir kötü insanla veya olayla karşılaştığında da aklında tut. Çünkü bu tür insanların ve olayların olmamalarının mümkün olmadığını anımsar anımsamaz, onlara daha kolay katlanırsın.”
Çünkü halk kitleleri özgürlüğü kaldıramayan ya da gerçekle yüzleşemeyen, dolayısıyla kendilerinden güçlü birileri tarafından yönetilmesi ve sistemli bir biçimde aldatılması gereken zayıf, korkak yaratıklardı.