「 Serhat Şahiner 」

7/10
·205 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 22:50
·
2025 28. kitabı
Memduh Şevket Esendal
7.7/10 · 21 okunma
Reklam
"Her Şey Kendi Dekoru İçinde"
"Her şey kendi dekoru içinde güzel ve uygundur. Koca bir boa yılanını tutup bir kafese sokunca onun hiçbir korkunçluğu, kudreti yoktur. İnsanlar da böyledir. Herkes kendi muhiti içinde değerlidir."
Sayfa 116 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
Bakar körlük
~Kendimce~ Yaşamdaki yoğunluk gittikçe artıyor. Çeşitlilik, miktar, seçenek çokluğu; her yerde, her alanda ve her konuda zaman geçtikçe katlanıyor. Bunun en büyük sebebi bilimsel gelişmeler sayesinde değişen, çağ atlayan teknoloji. Bilimde bilinen her bilginin güncellenmesi ya da ortaya çıkan her yeni bilgiyle, yaşamın içinde olan her alanda yeni ve daha gelişmiş yöntemler ve araç-gereçler çıkıyor ve bunlar da zamanla daha çok değişiyor ve gelişiyor. Örneğin; bin yıllar önce iletişim için kullanılan ateş dumanı, birçok değişim ve gelişimden sonra şu an cep telefonu oldu. Ulaşım için binek hayvanlar kullanılırken şimdi uçak, hızlı tren, gemi ve arabalar var. Yaşama çeşitlilik getiren en önemli icat olan internet ise; eğlence, araştırma, iletişim... vb. gibi birçok şeyi tek başına içeriyor. Tüm bu çeşitlilik ve yoğunluk birçok sinyal, birçok uyaran içeriyor. Artık eski zamana göre dikkatimizi dağıtan ya da dikkat etmemiz gereken çok şey var. Zihnimizde artık çok fazla şey var. Örneğin; Araba sürerken trafik levhalarına, trafik lambalarına, diğer araçlara, yayalara, hayvanlara öncelikle dikkat etmemiz gerekirken, bir yandan da reklam panolarına göz gezdirmemiz, radyo yayınını dinlememiz, yanımızdaki kişilerin konuştuklarını anlamamız, telefondaki çağrı ve mesajları duymamız... vs. gerekiyor. Sadece araba sürerken yaptığımız şeyler bile böyle okuyunca ne kadar fazla, yoğun ve yorucu geliyor. Her geçen gün daha da karmaşıklaşan ve yoğunlaşan yaşamda, basit olgular, olaylar, nesneler birçok kez gözümüzden kaçar: Gözümüzde ya da başımıza takılı gözlüğü unutup gözlük ararız, kolumuzda takılı saati unutup masanın üstünden telefonu alarak zamana bakarız, gardıroba bakıp aradığımız tişörtü bulamayız ama bir zaman sonra daha önce aradığımız yerde karşımıza çıkar. Maddi
Düşünce
"Yalnız Adam"
"Çocukken arasıra içimde bir yalnızlık duydum. Bu, küçük bir iç sıkıntısına benziyordu. Değerli bir şey değildi. Yaşım ilerledikçe bu da yavaş yavaş ilerledi. Ne kimse beni anlıyor, ne ben kimseyi biliyorum. Ben kimseye kendimi gösteremiyorum. Göstermek de istemiyorum. İstesem de kimse beni görüp anlayamıyor. Babamı, anamı, kardeşlerimi anlamak istiyorum. Anlayabiliyor muyum? Anladıklarım doğru mu? Yalanları ve doğruları ayırmak ve bulmak ne kadar güç. Bu yalnızlık her köşeden karşıma çıkmaya başladı. Sevdiklerinize inanabiliyor musunuz yahut anlayabiliyor musunuz onları? Ne düşünüyorlar, nasıl düşünüyorlar? Bu yalnızlığı delip nasıl içinden çıkmalı? Bu insanlar beni seviyorlar mı? Niçin seviyorlar? Ben, bir menfaat için beni sevdiklerine ve istediklerine darılmıyorum. Hem benden menfaat istediklerini hem de beni sevmediklerini sanıyorum. Bunların en güçü, bunları bilmemek ve her zaman şüphe içinde kalmaktır. ... Etrafımda söylenen sözlere inananlar ne kadar bahtiyardırlar. İnananlar yahut aldırmayanlar, herkesin içini anladıklarını sananlar bahtiyardırlar. İnanmak ne güçtür. İnanmadığınız zaman yalnızsınız. Ben yalnızım..."
Sayfa 108 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam