「 Serhat Şahiner 」

“Defoe'nun roman kahramanı, Selkirk gibi kendi rızasıyla ıssız adaya bırakılmaz. O, gemisinin batması sonucu yüzerek ulaşır adaya. Orada da, barış içinde yaşamaya başlar. Öyle ki, insan öldürmek için üretilen kılıcı bile tırpan yerine kullanmaya başlar. Kılıcın amacından çok farklı bir şekilde kullanımına tanık olduktan sonra, oturup iyice düşünmek kalır, biz okurlara!.. Yanıt arayacağımız soru şudur: Barış, iki savaş arası olarak anılmaktan ne zaman kurtulacak? Yanıt ise uzaklarda değil, Robinson Crusoe'dadır elbette. Ne diyordu Robinson: "Tek yapabildiğim şey gemiden kurtardığım silahlardan büyük bir kılıcı tırpan yerine kullanmak oldu." Silahların emek araçlarına dönüştüğü, emeğin saygınlık kazandığı bir dünyada barış gerçek yerini bulacaktır. Sorun, tüm dünya Robinson'un adasına dönüşünce çözülecektir. Robinson Crusoe'daki şu sözlerin değerini anlamadıkça sürüp gidecektir savaşlar: "Bu sırada bulduğum geminin marangoz sandığı benim için bir hazine değerindeydi." ”
Sayfa 179 - T.İ.B. Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
"İnsanlık tarihi boyunca idamdan sonra verilen en ağır ceza kürek mahkûmiyetidir. "Forsa" ya da "ayağı bağlı" anlamına gelen "payzen" olarak da adlandırılan bu ceza, gemiciliğin gelişimiyle 20. yüzyılın ilk yarısında ortadan kalkar. Gemilerde kürek kuvvetine gereksinim duyulmaması, idam cezasının bile yanında kurtuluş olarak kabul edildiği forsalığı tarih sayfalarına gömer."
Sayfa 135 - T.İ.B. Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
YENİ BİR SİSTEM/ALIŞKANLIK
~KENDİMCE~ Uzun bir süre, defalarca yapılan bir davranışın yapılış şekli otomatikleşerek alışkanlık haline gelir. Vücuttaki tüm sistem onu ezberler ve bir zaman sonra bilinç direkt yapılanları düşünmese bile o hareket o tarzda, o şekilde yapılır. Örneğin; yuvarlanan bir topa ayakla plase vuruş yaparak kaleye şut atarken kolların hareketi, araba sürerken koltuğa oturuş pozisyonu... Ya da daha basit olarak her gün yapıldığı için alışkanlık olan şeyler de vardır; uykuya dalmak için yatış pozisyonu, yürürken vücudun salınımı, kalemle yazı yazarken yazının şekli... En basit olandan en karmaşığa kadar sürekli ve uzun süreli yapılan her davranışın, her hareketin tarzı zamanla alışkanlık halini alır ve başkası daha iyi bile olsa bu alışkanlığı değiştirmek çok zordur. Çünkü o alışkanlığın yapılmasını sağlayan tüm vücut parçaları, yeniden düzenlenmek zorunda kalır. En başta da beyne yerleşen bilgiler. Direkt fiziksel olmayan, yani davranış ve hareketlerle alakalı olmayan şeyler de vardır. Bunlar çok daha önemlidir; fikirlerle alakalı alışkanlıklardır bunlar. Hem bireysel hem toplumsal etki barındır. Öyle ki; örf olur, gelenek olur ve daha gelişip, çeşitlenir, kültür olur. Örneğin; "yaşı büyük olanın her sözü dinlenmeli" geleneği kültürümüze yerleşmiştir. Büyüğünün sözünü dinlemeyene kötü bakılır, eleştirilir ve dışlanır. Aslında, kalabalığın veya çoğunluğun kabul ettiği, geçerli saydığı görüşler, fikirler seçilir ve zamanla da alışkanlık haline gelir. Bunu kabul etmiş toplum, o alışkanlık kötü ya da eski veyahut saçma bile olsa alışkanlığını bırakamaz. Bu durum yalnızca gelişmemiş, çağdışı toplumlara özgü değildir. İnsanın, tıpkı fiziksel alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanması gibi, tüm toplumlarda da değiştirmek istemedikleri, doğru kabul ettikleri
Felsefe-Düşünce
"Okyanustaki cesetleri toplama görevini Kanada'nın Halifax Limanı'ndan bir gemi üstlenir. Birinci sınıf yolcular (Titanic yolcuları) giysilerinden dolayı suyun üzerinde kolayca ayırt edilir. Bu tür şık cesetler geminin iyi yerlerine konulurken, üçüncü sınıfta yolculuk eden göçmenlerin donmuş bedenleri ambara atılır. Bunlar arasında sahibi çıkmayanlar da Halifax'ta bir mezarlığa gömülür."
Sayfa 81 - T.İ.B. Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hayata Dair
"Titanic'te "birinci sınıf" yolcuların çoğu kurtarılırken, göçmenlerin cankurtaran sandallarına ulaşmaması için kapıların kapatıldığı bilinir. Kapitalizmin kuralı olan insan ayrımının ezilen sınıf için ne anlama geldiği bir geminin batış anında su üstüne çıkar."
Sayfa 38 - T.İ.B. Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam