「 Serhat Şahiner 」

#Enflasyon
"... Düşük gelirliyi enflasyonun kendisi kadar enflasyonu yenmek için başvurulan geleneksel önlemler de ezer: "Geleneksel çözümler eşitsizlikleri körükler. Eşitsizlikse, enflasyonun görünmez nedenidir. Enflasyon yaşlıları, yalnızları, yoksulları soyup gelirlerine egemen olanları kayırır". Bu nedenle, en azından başvurdukları önlemlere bakılınca, bizim politikacılarımızın "Enflasyonla savaşım yoksullukla savaşımdır!" sözünü "Enflasyonla savaşım yoksulla savaşımdır!" biçiminde anlamamız gerekir. İşin bir de arka yüzü yok mu?" diyorsanız, evet, vardır: kimileri, sıradan birer yurttaşken, birkaç yıl, hatta birkaç ay içinde, ülkenin büyük zenginleri ve banka patronları arasında yer alır... Sıradan enflasyon az gelince de ülkenin en zengin, en kazançlı kaynakları yok pahasına özel girişime aktarılıp özel girişimin batırdığı bankaların zararı halkın sırtına yüklenerek yaşlılara, yalnızlara, yoksullara bir yumruk daha indirilir. "İyi de neden?" derseniz, yanıtı gene John Kenneth Galbraith'ta bulabilirsiniz: "Bu politika sağcıların gözde politikasıdır". Yoksula karşı birleşmek sağın eski alışkanlığıdır."
Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Ekonomi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Haksızlık alayla birleşince büsbütün başkaldırtıcı oluyor."
Sayfa 76 - Yapı Kredi Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
6/10
·107 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 23:13
·
2024 40. kitabı
Gerard de Villiers
7.1/10 · 20 okunma
"Nazım Hikmet, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cahit Külebi ve Behçet Necatigil de söyler size: yurt kendimizi rastlantıyla içinde bulduğumuz herhangi bir toprak parçası değildir hiçbir zaman, bizden önce orada olanların, ataların, anaların, babaların bizden önce anlam, biçim ve uyum verdikleri özgül bir ortamdır, evimiz, ekmeğimizdir. Bu nedenle, onların anladığı anlamda olmasa da bizim anladığımız anlamda kutsaldır. Onlar için kutsal değilse ya da kutsallığını yitiriyorsa, bu bilince ermedikleri, yani hâlâ birer yurtsuz oldukları, yurdu, tıpkı dil gibi, varlığın oluşturucu öğelerinden biri olarak değil, bir tüketim nesnesi, yağmalanacak bir kaynak olarak gördükleri içindir. Yağmalamak, oya oya tanınmaz duruma getirmek için de küreselleşmeyi beklemediler. Elli yıldır iş başındalar. Elli yıldır dillerinden Allah, Muhammet düşmüyor, ama, bu arada, ekmeğe tükürüp duruyorlar."
Sayfa 71 - Yapı Kredi Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
"Tank, top, tüfek, bunlar benim hoşlandığım nesneler değil. Yeryüzünde barışın kurucusu ve korumacısı işlevini yüklenmek savında olan büyük devletlerin tümünün aynı zamanda büyük silah üreticileri ve satıcıları olmaları da bende hep tiksinti uyandırmıştır. Ama ürettikleri silahları pazarlarken barış ve insanlık kaygılarıyla nazlanma numaralarına girişmeleri daha da mide bulandırıcıdır, çünkü utanmazlık ve ikiyüzlülüğün son noktasıdır."
Sayfa 58 - Yapı Kredi Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı