Kitap, kasvetli ve karanlık bir havada başlıyor; daha ismi bile insanın içini ürpertiyor. Yaşamın anlamsızlığıyla tanışmış, hayatta başarılı olamamış insanların tek başarabilecekleri şeyin ölmek olduğuna inandıkları bir dünya bu. Mağlubiyetlerini sonlandırmak için uğradıkları son durak: bir intihar dükkânı.
Ancak bu karanlık atmosferde bir istisna beliriyor. Her şeye pozitif bakan, hayatın güzel yanlarını görmeyi başaran bir çocuk. Etrafındaki ölü kalabalığa rağmen kendi inandığı gerçekliği savunuyor. O, umudu ve neşeyi taşıyan bir ışık gibi, dükkândaki insanlara hayatın olumlu taraflarını göstererek onları ikna ediyor.
"Çok düşünmeyi ve kaygılanmayı bir kenara bırakın" diyor bu çocuk. "Hayatın güzel yanlarını alın; hiçbir şey olmasa bile en azından kibar bir ayı olursunuz :)"
Hayat, ona nasıl baktığınıza bağlı olarak şekillenir. Ne görmek isterseniz, onu görürsünüz.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
...'bu da' diye veciz bir ifadeyle ekledi Müdür, "mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."
siyasi ve ekonomik özgürlükler azaldıkça; cinsel özgürlük, dengelenircesine artma eğilimi gösterir. Diktatör de bu özgürlüğü teşvik etmekle iyi yapar. Uyuşturucu, filmler ve radyonun etkisiyle gündüz düşleri kurma özgürlüğüne ek olarak cinsellik, tebaasını, yazgıları olan köleliğe razı etmede yardımcı olur. 'Yıl 1946