Akıllı insan, hayat sahnesinde olup bitenleri bir seyirci gibi izlemeli; büyük felaketlerden sonra bile hayalini tamamen yok etmeden yeniden kalkabilmelidir.
Hayatın güzellikleriyle dolu baharın gökyüzünün altında bu taze mezar, acı bir tezat oluşturmaktaydı. Uzun uzun seyrettim. Bu mezardan sanki bir ses çıkıyor, diyordu ki: “Bakınız, gökyüzünden taşan şu hayatın bereketine bakınız. Baharın taze nefesinden hayat fışkırıyor. Fakat ben ondan mahrumum.”
Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılanıdır ki insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki onu koparıp atmak kolay olmaz.