Turgut'un, Selim'in intiharını öğrenmesiyle başlıyor roman. Turgut hatıralarında ve hayallerinde Selim'le konuşarak tutuyor yasını. Onun yaşamında yer almış arkadaşları ile konuşarak, ondan kalan yazıları okuyarak anıyor arkadaşını. Selim'in yaşamında göstermediği vefayı Selim öldükten sonra onun gibi olarak, onun yolundan giderek gösteriyor vefasını.
Selim kitapların etkisinde hayal dünyasında yaşayan, normal davranış kalıplarının dışında kalan, gerçek hayat tutunamayan biri. Sıradan insanların sıradan hayatlarına uyum sağlayamayacağını anladığında son veriyor yaşamına. Tutunduğu son dal olan Günseli'yi kırmadan ( belki de kırarak) göçüyor bu dünyadan. Geriye şiirler, şarkılar, günlükler ve bir takım yaşanmışlıklar bırakarak.
Hüznün ve umutsuzluğun baş köşede olduğu; üslup, içerik ve hacim bakımından okunması zor bir ağıt-roman bu kitap. Edebiyat eleştirmenlerinin birinci sıraya koyduğu bu romanı pek çok kişinin yarım bırakması gayet normal. Kendimi zorlayarak bitirebildiğim bu romanı orta seviyedeki okurlara bile değil, yüksek düzeydeki okurlara tavsiye edebilirim ancak.