"Bu konuşma sırasında Bay Kniemann’ın siperden yavaş yavaş çıkardığı başı, zevksiz bir mektup ağırlaştırıcı gibi ileri fırlamış alt çenesiyle üzerinde ‘Dosya B’ yazılı bir dosya üzerinde durmaktadır. Bay Kniemann merakla, başını sallıyor: “Hayatta?”
“Hayatta!” diye onaylıyor genç memur ciddi ciddi; yanakları ateş gibi yanıyor.
“Yalan değil: El bir süre arayıp yoklayarak gezinir sağda solda, hayata açılan kapıyı ha deyince bulamayız. Sonra, bir tehlikedir bu hayat aynı zamanda. Anlayacağınız bir tepedir, bir uçurumdur, bir ada, öte yandan bir dalgadır, her şey, her şeydir kısaca. Bu ne demektir, biliyor musunuz? Söyleyeyim size. Noel gecesidir. Noel hediyeleridir. Oh, tüm hediyeleri tutabilmek için eller, tüm hediyeleri hayran hayran seyredebilmek için gözler yetmez. Kısacası o kadar zenginlik karşısında insan adeta yoksul hisseder kendini.”
“Hayatta.” Bu kez soru işareti içermiyor sözcük. Ve yaşlı Kniernann’ın zavallı sesi farkında olmadan genç memurun büyük sevincine öykünüyor. Bay Kniemann ağzından çıkan sesin tonu karşısında şaşırıyor ve bir dili öğrenmeye çalışan biri gibi bir kez daha özenle yineliyor sözcüğü.
“Hayatta.”"