Kayıp bir eşyayı arar gibi düşüncemizi, kişiliğimizi ararken nasıl olup da sonunda bir başkasını değil kendi benliğimizi buluruz? Tekrar düşünmeye koyulduğumuzda, bizde cisimleşen kişilik, niçin öncekinden farklı bir kişilik değildir?Bu seçimi neyin zorunlu kıldığını, olabileceğimiz milyonlarca insan arasından, niçin tam da bir gün önce olduğumuz kişiyi bulduğumuzu anlayamayız?Gerçekten bir kesinti olduğunda (belki tam bir uyku uyunduğu, belki de rüyalar bizden tamamen farklı olduğu için),bize yol gösteren nedir? Gerçek bir ölüm hali olmuştur;kalbin durduğu ve dilin ritmik gerilmelerinin bizi canlandırdığı zaman olduğu gibi.Şüphesiz, kendisini daha önce bir tek kere görmüş olsak bile, o da, daha eski anıların asılı olduğu hatıralar uyandırır bizde; ya da içimizde uyumakta olan bazı hatıraların bilincine varırız. Belki ölümden sonra ruhun dirilişi de bir hafıza olayı olarak düşünülebilir.