"Doğrusu buydu...Doğanın kanunu...ama artık vazife sizin. Bu oyunun bir kuralı var. Sobelenen Körebe olur... Siz beni değil, ben sizi sobeledim Başkomserim, artık Körebe sizsiniz. Çocukların intikamını siz alacaksınız...Tacizcilerle siz başa çıkacaksınız."
''Kendime şaşarak ben de yaptım bunu. Hiç unutmam, unutamam dememe rağmen ağır ağır silindi bazı hatıralar, renkler soldu, sesler sönükleşti, kokular kaybolmaya başladı.''
Yüzüme hayretle baktı ve dedi ki, "Bu münasebetsiz bir soru ama yine de cevaplayacağım. Babam kendini benim içimde yeniden yaratmaya çalışıyor; amcam da öyle. Annem ise mükemmel bir örnek olduğunu düşündüğü denizci kocasının bir sureti olmamı arzuluyor. Erkek kardeşim de kendisi gibi olmam gerektiğini düşünüyor, iyi bir sporcu. Öğretmenlerim, felsefe hocam, müzik ustası, mantıkçı, hepsi kararlılar ve her biri beni kendilerinin aynadaki birer yansıması olarak düşlüyor. Bu sebeple, ben de buraya geldim. Burayı daha aklı başında buluyorum. En azından kendim olabilirim burada."