Dune evreninin üçüncü kitabı...
Muad Dib çöle yürümüş ve aradan dokuz yıl geçmiş. imparatorluğu Alia yönetmektedir. Çölün büyük bir kısmı artık yeşildir ve su sıkıntısı azalmıştır. Hatta bütün geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Fremenler bile değişmiştir. Damıtıcı giysileri çok tercih etmemekte , eskiden su israfı olarak gördükleri davranışları hiçbir kaygı duymaksızın yapmaktadırlar. MuadDib'in bıraktığı din öğretisi yozlaşmıştır.
ilk iki kitaba göre olayların hız kazandığı bir kitap Dune Çocukları. Tam bir karaktere ısınıyorsunuz öyle bir şey yapıyor ki karakter ya da öyle bir olay oluyor ki yazar bizi karakterden tamamen uzaklaştırıyor.
Kitaptaki bazı kişilere değinmek istiyorum.
Jessica ; ilk kitapta takdir ettiğim Bere Gesserit Jessica bu kitapta kendinden nefret ettirdi. Çocukları söz konusuyken kadar bencillik, gerçekleri görmezden gelme, soğukluk çok fazla. Başına gelebilecekleri çok iyi bilmesine rağmen Alia'yı yalnız bırakması ve Arrakis'e döndüğünde Alia'yı düşmanı olarak görmesi planlarını bu doğrultuda yapması pes dedirtti.
Alia; Ah seçim şansı olmayan, rahimde doğan, içindeki koskoca evren ile tek başına mücadeleye tutuşan Alia... Bazı okurlar Alia'yı kötü olarak görüp yorumlayabilir fakat bence o ne kadar mücadele etse de tek başına içindeki diğer hayatlarla başa çıkamayan, kimseden destek görüp dayanak bulamayan biri.
Stilgar ; belki de çizgisini hiç bozmayan, en azından Fremenlik'ini unutmayan bir karakter.
Paul Atresides; çöle yürüyüşünden sonra çok yaşlanmış ve yıpranmış bir şekilde "vaiz" adıyla geri döndü. Bıraktığı öğretinin ne denli yazlaştığını görüp bunun aleyhinde konuşmalar yapmaya başladı. Aslında o da Alia'ya yardım elini uzatmadı ya da artık her şeyin çok geç olduğunun farkındaydı. Jacurutu'nun kötü muamelesi ve ona yaptıkları baharat