Sevda Çeler

Efsane 2: Çocuk Kasıtlı Olarak Yetişkinin Sinirlerini Bozmaya Çalışıyor "Yemin ediyorum işi gücü benim tepemi attırmaya çalış­ mak" diyordu bir baba, on yaşındaki oğlu için. Birçok ebeveyn, bu tür nedenleri çocuklarının üzücü davranışları için ikna edi￾ci bir açıklama olarak görür. Görünüşe bakılırsa, bu varmak için gayet makul görünen bir sonuç: Birçok DEB'li çocuğun zekası­ na ve defalarca şunu veya bunu yapmamalarının söylenmiş ol￾masına bakarsak, bilerek ve isteyerek yaramazlık yapıyorlar gi￾bi görünebilir. Neyse ki bu yanlış bir varsayım: Bu çocuklar ne bu kadar kurnaz ne de kötü niyetlidir. Çoğumuzun ister çocuk￾lar veya eşler, ister tanıdıklar veya yabancılar olsun, başkalarıyla ilişkilerimizde, başkalarının eylemlerinin arkasındaki niyetleri bildiğimizi hayal etmek bir hatadır. Bazı psikologlar bu yanlışı "kasıtlı düşünme" olarak adlandırır. Aile terapisti David Freeman bir keresinde samimiyet ve ilişkiler üzerine halka açık bir konferans verdi ve dinleyicileri￾nin konuşmasından hatırlamasını umduğu herhangi bir şey varsa, o da insanın eşinin, çocuklarının farkında olmadığının bilinci olduğunu söyledi. İnançlarımız kendi kaygılarımızdan daha fazlasını yansıtmadığında, neden bu şekilde davrandıkları hakkında mükemmel bir fikrimiz olduğuna inanabiliriz. Ne za￾man karşındakine bir gerekçe atfetsek, "Bunu yapıyorsun çün￾kü ... " gibi, merakı dışarıda bırakır ve şefkati felce uğratırız. Bi￾len kişinin öğrenecek bir şeyi yoktur, öğrenmeyi bırakmıştır. Zen ustası Shunryu Suzuki, "Yeni başlayanların zihninde bir­ çok olasılık vardır, uzmanın zihninde ise çok az" diyor. DE B'li çocuğa yaklaşırken yeni başlayanlar olduğumuzun farkında ol￾mak iyidir. Çocuklarla olan etkileşimlerimizde, kasıtlı düşünme çocu
Reklam
Efsane 1: Çocuk sadece dikkat/ilgi çekmeye çalışıyor DEB'li çocuğun "sadece dikkat çekmeye çalıştığı" varsayı­ mından daha yaygın bir kötüleme yoktur, bunu birçok çileden çıkmış ebeveyn ve öğretmenden duyarız. "Evet" diyorum. "Bu kesinlikle doğru. Çocuk ilgi bekliyor. Ama bu konuda 'sadece' diye bir şey yok." Çocuğun asli ihtiyacı doğru türde dikkattir, bunun eksikli­ ği de asli kaygısıdır. Bunun farkına varmak dikkat eksikliği bozukluğu isminin anlamını dönüştürür. Sağlık hizmetleri ve eğitim gibi kamu hizmetlerinde daha fazla kesintiye niyetlenen politi￾kacıların bize sonsuza kadar hatırlattığı gibi, bir insan aldığın￾dan fazla verdiğinde bir eksiklik meydana gelir. DEB'li çocuk gördüğünden daha fazla ilgi göstermek zorunda kalmış, bu da tam olarak dikkat eksikliğine neden olmuştur.
Sosyoekonomik eğilimler çocukların dikkat açlığını bü­ yük ölçüde şiddetlendiriyor. ABD' deki Ekonomi Politikaları Enstitüsü' ne göre, ortalama çalışma yılı otuz yıl öncesine göre 158 saat daha uzun. Psikolog Edward L. Deci, "1969'da tam za￾manlı bir iş olarak kabul edilen şeye fazladan bir ay daha eklen￾di!" diye yazıyor. "Bu olağanüstü, gerçekten."64 Böyle bir top￾lumda, birçok çocuğun dikkat peşinde olması son derece anla­ şılır bir durum - peşinden koşması ama yakalayamaması. Ebeveynlerin yaşam tarzlarını değiştirmeleri gerekebilir, ortadan kaldırılabilecek aktiviteler arasından DEB'li çocukla￾rıyla zamanlarını çalanlardan feragat edebilirler. Bu, hayır de￾mek ve arkadaşları veya meslektaşlarını hayal kırıklığına uğrat￾mak, kendileri için çok önemli projelerden vazgeçmek anlamı­ na gelebilir. Bununla birlikte, kazanılacak çok şey vardır, çünkü çocukları zaten dikkat eksikliğine maruz kalmıştır. Ayrıca, öz düzenleme becerisi zayıf bir çocuğun hiperaktif bir atmosfer￾de sakin olmayı öğrenmesi çok zor olabilir. Etkinlik yelpazesini daraltmak birçoğumuz için can sıkıcıdır ancak çocuklarımızın gelişimi açısından ödüller bedelden çok daha ağır basmaktadır. Dikkat eksikliği bozukluğu olan çocuğun iyileşmesi için bu tar￾tışmaya kapalı bir konu olabilir.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Sürekli dikkat çekmek isteyen çocuk, mecburen mutsuz bir çocuktur. Dikkat çekmediği sürece değersiz olduğunu, bu dünyada bir yeri olmadığını düşünüyor. Önemli olduğuna dair sürekli güvence istiyor. Bundan şüphe ettiği için, hiçbir güvence onu etkilemeyecektir. RUDOLF DREIKURS, Children:The Challenge
Sayfa 181·Kitabı okudu

Sevda Çeler

, bir kitabı yarım bıraktı
Jean-Jacques Rousseau
8.5/10 · 3.547 okunma
Reklam