“Bir sabah kimselere bir şey söylemeden,göç vaktini kaçırmış,suskun,yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı.Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı.Umut niyetinde sırtında taşıdığı bir çift kanat,zaman geçtikçe zayıflayacak,gitgide çürüyerek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti.”
“Düşerken,başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız karşılaşmasını ve giderek karmaşıklaşan yol hikayesini anlatıyor”
“Nereye? Diye düşünmeden gitmek isteyenlerin varabilecekleri tek yer geçmişleridir”
“Hayatın bir matematiği,hendesesi,mühendisliği olsa ben haklı çıkardım. Yokmuş.”
Tarık Tufan’ın çok katmanlı kurgusu ve ustalıklı anlatımıyla gün yüzüne çıkan Düşerken, uyumsuzluğun, arayışın, kapanmamış yaraların ve bir dizi keskin hesaplaşmanın romanı…
“Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."