Yaşamında kendin olarak var olduğunda için bilir; sesin, bakışın, yürüyüşün, gülüşün, tüm bedenin bunun sinyallerini verir. "Ah!" diye inlerken bile içinde bin şükür duygusu vardır. Acında da, hüznünde de kendisindir.
Oysa o bir kadındı ve bu sıradanlıklardan uzak olmalıydı. Onun bakışları için şarkı söylenmesi gerekiyordu. Parmak uçlarına şiirler kondurmak gerekiyordu. Onun için kimseler yokken ağlamak gerekiyordu.
Allak bullak olmuş bir kafayı bedenimde taşımanın zorluğuyla yürüyordum. Çatlak duvarlarından içeriye doğru kan sızan bir kalbi taşımanın acısıyla yürüyordum.